Ara
Om Medya
İŞ DÜNYASINA TURQUALİTY İMZASI

Türkiye markalarının uluslararası arenada başarı gösterebilmesi için sürdürülen ve bugüne dek büyük başarı elde eden Turquality projesi, ihracatçıları markalaşma yolunda bilgilendirme görevini de alıyor. Bu kapsamda, 30 Nisan günü İstanbul Ceylan Intercontinental Otel’de gerçekleşen “Global Arenada Rekabetçi Büyüme Fırsatları” konulu seminerde, krizin etkileri ve markalaşma sürecinde yarattığı fırsatlar konuşuldu. Eski Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracat Genel Müdürü ve Turquality Çalışma Grubu Başkanı Ziya Altunyaldız’ın da katıldığı seminer, pazarlama konusunda uzman Prof. Dr. Jagdish Sheth tarafından verildi. Tüzmen, geleceğe bakabilmenin önemli olduğunu, geleceğe bakılabildiği zaman çok başarılı olunduğunu belirtti. Gelecek üzerinde daha fazla, daha profesyonelce düşünmek gerektiğini vurgulayan Tüzmen, 2030 yılında Çin’in nüfusunun 1,5 milyara yaklaşacağını, bugün dünyada kullanılan kağıt miktarının 2 katının 2030’da Çin’de tüketileceğinin öngörüldüğünü, dünyadaki otomobil sayısının yaklaşık 900 milyon adet olarak tahmin edildiğini, 2030’da sadece Çin’de bu sayının 1,1 milyar olacağını anlattı. Tüzmen, herkesin daha fazlasını, daha standart bir şekilde ürettiğine işaret ederek, 2050 yılından sonra toplam küresel nüfusun azalmaya başlayacağının tahmin edildiğini, bunun bir sonraki nesil tarımcıların önceliklerini değiştireceği anlamına geldiğini söyledi.

Turquality örnek bir program

Gelecek trendlerinin öncelikle teknoloji ve innovasyon, sonra küreselleşme olduğuna değinen Tüzmen, “Diğer bir husus, ‘yakınsama’ ya da ‘konverjans’ olarak tarif ediliyor. Toplumsal bazda bilim ve teknoloji, ekonomi ve ekoloji alanlarında ortak noktaya doğru evrimi yaşıyoruz.” dedi. Tüzmen, her şeyin çok hızlı değiştiğini, insanlık tarihinde bugüne kadar böyle hızlı bir süreç yaşanmadığını da belirterek, bunun öngörülmezlik ve karmaşa anlamına geldiğini, öngörüler ve alternatif senaryolara ihtiyaç olduğunu vurguladı. Dünya ekonomisinin büyük buhrandan bu yana ilk kez küçüldüğünü ve 2009’da küçülmenin yüzde 3,6 olmasının beklendiğini kaydeden Tüzmen, “Sanayi üretimi yaklaşık yüzde 10 oranında düşecek. Bu sene 100 milyar dolar civarında ihracat yaparsak, bu büyük bir başarı olacak.” diye konuştu. Krizin kırılganlığın yanı sıra fırsat da yarattığına işaret eden Kürşad Tüzmen, savunmayı geliştirmek ve fırsatları değerlendirmek gerektiğini, Turquality’nin de böyle bir vizyonun ürünü olduğunu ifade etti. Koç ve Sabancı üniversiteleriyle birlikte yürüttükleri Turquality Yönetici Geliştirme Programları’nın yeni yöneticiler yetiştirilmesine katkıda bulunacağını anlatan Tüzmen, politik enstrümanlar bakımından çok özgün olan Turquality projesinin Türkiye’ye ve firmalara olan katkısına değinerek, 300’ün üzerinde özgün ve özel yöneticiyi Türkiye’ye kazandıracaklarını ifade etti. Ziya Altunyaldız da rekabetin giderek keskinleştiği dünyada kimlerle nasıl rekabet edileceğini bilmenin ve davranış kalıplarını buna göre belirlemenin başarı için en önemli adım olacağını söyledi. Rekabetçiliğin sağlanması için değişimi esas alan bir yaklaşımla hareket edebilmek gerektiğini belirten Altunyaldız, şirketler için başarının bir diğer yolunun da büyüme fırsatlarını yakalamaya çalışırken, bakış açılarını ve iş yapış şekillerini değiştirebilmek olduğunu vurguladı. Altunyaldız, “Türkiye son yıllarda markalaşma konusunda önemli adımlar atıp önemli başarılara imza attı. Bu bizi gururlandırıyor. Bu başarıların artarak devam etmesi bizi hedefe bir adım daha yaklaştırıyor.” dedi. Turquality Seminerleri konuğu pazarlama profesörü Jagdish Sheth ise Turquality inisiyatifinin, dünyada benzerinin görülmediğini ve bütün dünyaya örnek teşkil edecek bir program olduğunu söyledi. Yerel bir markayı küresel hale getirmek için marka konumlanmasına ihtiyaç duyulduğunu belirten Sheth, küreselleşen ekonomiler içerisinde serbest piyasa anlaşmaları yapıldığından, küresel marka imajı yaratmanın çok önemli olduğunu ifade etti.

Önceki Sayfa